26 Temmuz 2018 Perşembe

Doğum Hikayem Hoşgeldin Akasyam

Merhaba Sevgili Anneler ve Anne adayları
Hazır Akasyamı uyutmuşken size doğum hikayemi nihayet anlatacağım.
Doğumdan  önce en çok okuyup araştırdığım şey buydu.
İnsan ömründe ilk defa yaşayacağı bir olayın nasıl olacacağını merak ediyor.
Belki benim hikayemde birilerine yardımcı olur.


5 Mart 2018 Pazartesi günü doktor kontrolü için gittiğimiz hastanemizde Akasya Hanım pek nazlıydı ve gelesi yoktu. Doktor 3 gün sonra tam 40. haftada görüşmek üzere bizi uğurladı.
Eve geldik herşey normal hiç bir sıkıntı yoktu.
Akşam saat 19:00 civarı leke dedikleri nişan geldi.
Çok sakin ama bir o  kadar telaşla hemen çok yakın arkadaşım aynı zamanda kapı komşuma seslendim. Çimengöz evde yoktu dışarda işlerimizi yetiştiriyordu.
Hemen söyledim böyle bir leke geldi doğum belirtisi mi diye :)
Evet dedi Halide benden daha telaşlıydı ben çok sakindim galiba şoktaydım.
Emin olduktan sonra Çimengözü arayıp ben doğruyorum galiba dedim :)
Bir an ses gelmedi karşıdan sustu yine şaka yaptığımı sandı.
Çünkü yaklaşık iki üç haftadır sürekli telefonda şaka yapıp ben doğruyorum diyordum.
Bu sefer doğru cidden doğruyorum dedim.
O an ben çok sakindim ama benden başka herkes telaşlıydı.
Arabaya bindik (zaten son bir aydır arabada eşyalarımızla geziyorduk)
Annem uzakta olduğu için önce onu aradım.Bakalım bir hastaneye gidelim ne diyecekler ona göre gelirsin dedim. Telaş telaş dört bir yanımız. Sağolsun babamızda bir hızla götürdü bizi sancım yok bir şey yok bir de o olsa tamam yandık.

Beni hemen odaya aldılar doktorumu aradılar.
Sonrasında NST ye bağladılar sancı ve kalp atışlarını takibe aldılar.
Açılma olup olmadığını kontrol ettiler.
Hemşireye doğum olur mu dedim?
O da sabaha doğurursun dedi :) Hemen annemi arayıp gelmesini söyledim.
Sabah o da yanımda olacaktı.
Çok şükür her şey güzel gidiyordu.
Odamızı seçtik eşyalarımızı hazırladıki
Kendi hastane odamı kendim süsleyecektim sonunda.
O da istediğim gibi oldu.
Bütün gece nst ile sancılarıma bakıldı.
Ama sancılarım çok azdı.


Ve derken derken sabah oldu...


06.03.2018
Saat 10:27 
Hoşgeldin Kızım 


Esas  hikaye şimdi başlıyor.

Sabah 6 gibi annem yanımdaydı.Çok mutluydum yanımda olsun elimi tutsun çok istemiştim.
Sabah 9 gibi doktorum geldi.
İçeri girmesiyle kadın şok oldu resmen :)
Ben görür görmez ben doğurcam hazırım dedim.
Nereye doğurcaksın daha açılman 2cm dedi.
Ben sizi eve gönderecektim ama siz hazırlanmışsınız bile demesin mi
Valla dedi.
Ben birinci şoku yaşadım.
Bütün psikolojimi hazırlamışım taaa Ankaradan annem gelmiş.
Odayı süslemişiz bilmem kaç koli eşya ile :)
Gece duran hemşirenin doğurursun yaa demesi üzerine.


Doktor dedi o zaman suni sancı verip açılmanı takip edelim ya da sezeryan dedi?

Ben de 2. şok daha geldi mi? GELDİ

Dedim ben sezeryan istemiyorum.
Doktor böyle iri bir bebeği ben olsam normal doğurmam dedi.
Siz nasıl doğum yaptınız dedim sezeryan dedi doktor.
Annemler de sezeryan ol kurtul dediler.
Beni bir saat içinde ameliyata  hazırlıyıp aşağı aldılar.
Haa bu arada unutuyorum gecede fotoğrafçımla konuştum ona da doğruyorum diye bir mesaj attım sabah  o da geldi. Tam kadro hazırız. Neyse ...


Ben inanılmaz derecede şoktayım çünkü 9 ay boyunca hep normal doğum yapacağımı hayal ettim.
Hep normal doğumu araştırdım.
Hiç sezeryan nasıl ? Sezeryanla doğumda ne oluyor okumadım araştırmadım.
İşte burda size bir tavsiye geliyor. Siz sakın bir şey odaklı hareket etmeyin.
Her ikisinide araştırın derim.


Ameliyathanedeyim..

Doktor ve hemşireler gayet sakinler müzik çalıyor bir yandan.
Ama ben yusuf yusuf nasıl bir korku sardı beni anlatamam.
Şimdi bunları okuyup iyice tırsmayın ama biraz telaş oluyor.
Epidural anestezi oldum belden aşağısını uyuşturdular.
O an hiç kıpırdamadım çok korktum :)
Sonra başladılar.
Benim içimde fırtınalar kopuyor.Doktor neden konuşmuyorsun diyor.
Dedim ne konuşucam kesiyorsunuz beni. (İçimden)

Hep doğum videolarını izliyordum. Anneler nasıl bağrıyor yavrummm kuzumm annemm diye.
Akasyam doğdu sesi geldi ben başladım içli içli ağlamaya sessiz sessiz.
İçimde resmen havai fişekler patlıyor.
Sessizce diyorum kızımmm annecimm hoşgeldinn.
Azcık azcık sesi geliyor kedi miyavlaması gibi...
Soruyorum iyi mi herşey yolunda mı ?
Evet merak etme diyorlar.
Sonra bana verdiler nasıl sıcak nasıl güzel kokuyor anlatamam.
Bu anı yaşamayan hiç kimse bunu tarif edip anlatamaz.
Gözlerim doluyor ağlıyorum.
Tutamıyorum kendimi.
Sıcaklığını hissediyorum.
O an öyle güzel ki!!

Sonra giydiriyorlar Akasyamı.
Ben bir iki kez midem bulandı ve kustum.
O an kötüydü.
Ama gözüm hep ondaydı bakıyorum ve ağlıyorum istemsizce.

Kızımı giydirdiler sarıp sarmadılar ordan kedi miyavlaması gibi sesi geliyor.
Hep onu izliyorum.
Aşağıda noluyor ne bitiyor hiç umrumda değil.

Sonra dikiş yapıldı ameliyat bitti.
Beni sedyeye aldılar kızımı da yanıma verdiler.
Kapıda Çimengöz bekliyor.
O an göz göze gelip yine ağlamya başladım.
Onun yüzünde de istemsizce bir tebessüm mutluluk anlıyorum duyguları karmakarışık.



Babayla ilk karşılaşma.


Odamıza çıktık annemle göze göze geldik.
Ben yine ağladım o da ağladı.
Hep ağladık :)
Şu an yazarkende ağlıyorum.

Annelik sen ne kutsal ne güzel bir şeysin.
İlk anlar çok zor ve çok güzel.

Hemşire gelip emzirme eğitimi verdi.
Bana anlatıyor ama ben dinlemiyorum ki. Dedim anne sen dinle.
Çok kendimde değilim.
Geceden beri uykusuzum yorgunum.
O minicik ağzı ile emmeye başladı.

İlerleyen saatlerde epiduralin etkisi geçtikçe ağrılar kendini hissettirmeye başladı.
Akşam üzeri ilk kez ayağa kalkıcaktım.
Kaldırıp sandalyeye oturttular  önce ama fenalaştım tansiyonum düştü canım acıdı.
Sonra tekrar yattım ama tekrar bir deneme yaptık.
Daha sonra gaz çıkarma olayı çok önemli.
Çok şükür o sıkıntıyı yaşamadık.
Ama elimden geldiğince ayağa kalkmaya ve yürümeye çalıştım.
Ne kadar çabuk ayaklanırsam o kadar hızlı toparlanacaktım.
Sık sık kalkmaya yürümeye çıktım.
Ama tek başına yürümek imkansız.
Yanınızda mutlaka birisi olmalı.


Böyle açık açık yazıyorum ama cidden böyle.
Biz 3 gün hastanede kaldık. İyi ki de öyle kalmışız.
Benim için daha iyi oldu çünkü biraz daha toparlanmış oldum.
Eve geldiğimizde sanki yeni bir dünyaya gelmişim sanki hayat yeni başlıyormuş gibiydi.

Sonraki bir haftalık süreçte benim için çok zordu.
3 kez bayıldım sanırım değerlerim çok düştü.
Uykusuzluk , yorgunluk ve ağrılar...
Evet korkmayın bu süreç 1 haftada azalıyor tam olarak toparlanmak 15 günü buluyor.
Yani bu kişiye göre değişir ama benim böyle oldu.

Neden beklemedin derseniz?
İyi ki de beklememişim Akasya kakasını yapmıştı.
Belki beklesem Allah korusun içerde kakasını yutabilirdi.
O yüzden doktorunuza güvenin kendinize de.



Doğum yapacak sevgili hamişler sizlere nacizane bir kaç önerim olacak.
  • Psikolojinizi normal ya da sezeryan diye şartlamayın.
  • Her an herşeye hazırlıklı olun
  • Bebeğiniz ve sizin için hangisi daha iyi ise o olsun.
  • Kalabilme imkanınız varsa 2 gece hastanede kalın.
  • Bebeğiniz ilk günlerinde yeteri kadar doyamayabilir mama vermekten korkmayın.(biz bir iki kere verdik.Çok ağladı)
  • İlk 15 günden sonra bebeğin gaz sancıları başlıyor.
  • Lohusalık döneminde yalnız kalmayın.
  • Ve en en önemlisi bol bol beslenip mutlaka göğüslerini tam sağıp boşaltın.




































7 Şubat 2018 Çarşamba

Doğum Çantasında Neler Olmalı ?

Merhaba :)
Doğuma son 4 hafta kala hastaneye giderken yanımda alacaklarımı tamamladım.
Aslında çanta hazırlığıma 32.haftada başladım.
Çok sonraya bırakmamanızı tavsiye ediyorum. Ne olacağı belli olmaz :)
Belki miniğiniz erken gelmek isteyebilir.
Kavuşmaya yaklaştıkça artık zorlanmaya başladım. 
Uyumak , oturmak ya da yürümek eziyet haline gelmeye başlıyor.Sonra içinde kıpırdanmaya başlayınca şükrediyor insan.
Neyse ben size kendime göre hazırladığım hastane çantasında neler varmış bakalım.

Bu arada odamızdan ufak bir görüntü.
Duvarlarını kendim boyadım :)
Zemini Çimengöz boyadı.
Ben resim çizdim.




Bir tane ayrı çantaya kıyafet dışındakileri koydum.
Bakım çantası diyelim.



Bebek İçin Alınacaklar ;
* 10'lu Hastane Çıkışı Seti (içinde battaniyede oluyor)
*2 Tane 5'li takım 
*1 tane kalın battaniye
*1 tane penye battaniye 
*1 Tane omuz bezi 
*3 tane çorap
*Bebek Bezi ( 10 tane) 
*Islak mendil (Bebekler için olanından )
*Ağız mendili (8 tane)
*Süt saklama poşeti
 *Pamuk (Bebeğin altını temizlerken)
* Alt açma örtüsü 
*2 Tane farklı emzik
* 2 tane biberon 
*Ana kucağı (oto koltuğu ) 
* Ekstradan  1 tane şapka ve bir çift eldiven 



Böyle keselere koydum hepsini ayrı ayrı daha düzenli olsunlar diye.




Anne İçin Alınacaklar ;

* Sabahlıklı önden düğmeli gecelik
*1 tane koyu renk pijama takımı
*1 tane pijama takımı
*Lohusa pedi 
*2 tane emzirme sütyeni
*2  tane emzirme atleti
*4 tane hamile külodu
*2 çift kalın 2 çift ince çorap
*Küçük Havlu
* Terlik (süslü olanlar bir de normal ev terliği gibi)
*Tarak
*Düzleştirici
* Makyaj malzemeleri 
*Diş macunu , diş fırçası
*Göğüs Pedi / Göğüs Kremi
* Süt sağma makinesi (Hastanelerde veriyormuş kullanmak için)
* Rulo Havlu Peçete
* Şarj Aletleri
* Eve dönerken giyilecek kıyafet
* Bebek süsleri
*Babaya Pijama :) 

Deodorant ve roll on da eklemiştim ama sonra çıkardım onları bebek için zararlı olacağını söyledi bir çok arkadaşım. Sadece senin kokunu alsın dediler.

Bunlara başka eklemek istedikleriniz olursa yorum yazabilirsiniz.

Bir de mini video çektim onu da
instagram hesabımdan izleyebilirsiniz.
@ssdesignbutik










4 Ocak 2018 Perşembe

HAMİLELİKTE ALINAN VİTAMİN ve İLAÇLAR

Merhaba güzel anne adayları ve anne olmak isteyenler  :)
Artık başlangıçlarım bu cümleler ile olacak.

Şu an tam 31. haftadayım doğuma kalan zaman 63 gün  :)
Böyle olunca bir korku olmuyor değil hani.
Neyse konumuza dönelim.
Hamilelik sürecinde kullandığım vitamin ve ilaçları yazacağım.
Doktorun bana önerdikleri ve bana iyi gelen ilaçlar.
Altını çizerek söylüyorum doktorunuzla konuşmadan hiç bir ilacı kullanmayınız!!!

İlk 3 ay

Folik asit kullandım .
Bir çok doktor bebek düşünüyorsanız öncesinde başlanılmasını tavsiye ediyor.
Benim öyle planlı olmadığı için öğrendikten sonra kullanmaya başladım.
Benim kullandığım FolicUS markaydı.
Doktorunuz size ne önerirse artık.
Bebeğin ilk gelişimi ve anne karnında tutunma sürecinde size yardımcı oluyor.
Çok fazla ilaç kullanmak istememiştim ama daha sonra anladım ki gerekli!




Folik asite ek olarak bir de Decavit vitamini aldım.
Multivitamin içeriyor bunu uzun bir süre kullandım.
Bir çok vitamini içinde barındırıyor.
Dedim ki ben besinlerden de alabilirim vitaminleri.
Doktorun söylediği;

Sen bu tarz vitaminler kullanmazsan bebek sendeki vitaminlerin bir çoğunu alır 
o zaten herşeyi vücudundan çeker.Sen güçsüz ve halsiz kalırsın dedi.
Çok düzenli kullanamadım ama içmeye çalıştım.

Bu vitamin bende kabızlık sorunu yaptı.

Bunu söylediğimde 

Duphalac
Kabızlık için şurup.
Geceleri yatmadan önce içiyordum sabah hiç bir sıkıntı kalmıyordu :)

Dedim bunu da içmeyim 
Sabahları aç karnına kayısı , incir bilumum ne varsa yedim ama işe yaramadı.
Bir hafta süründüm.
Sonra dedim ne gerek varmış canım bu kadar eziyete.
Ki hamileyken kabız olmamalısınız sonuçları vahim.
Basur diye bir olay var.





Son 3 aylık süreç 

Rennie DUO

Bu son aylarda mide yanması çok fazla oluyor.
 Bebek daha yukarda olduğu için mideye baskı yapıyor.

Doktor her gün iç dedi ama ben öyle yapmadım.
Yanma olduğunu hissettiğimde aldım.
2 şişe bitti :)

Çok aşırı yanma olmuyor.
Ama olduğu zamanda içinizde bir alev topu var sanki.
Yanan mide borusunu ve midenin tam olarak yerini biliyorum :)

Krilom Omega 3

Balık yağı hapı 

Bunu da 25.haftada verdi.
Sabahları unutmayım diye hemen içiyorum.
Yine ben bunu da içmek istemedim. Balık yerim dedim.
Doktor yine öyle olmayacağını söyledi.
Bu arada balık hapları ile ilgili bir çok yorum var.
İçeriklerinin doğal olmadığı ile ilgili.
Gözümü ve kulağımı kapatıp içiyorum.








Solgar Gentle Iron - Demir Hapı 

İşte bu demir hapı olayı çok farklı ve çok önemli.
Normalda demir hapı kullanamıyordum. Kabızlık ve aşırı bitkin oluyordum.
Aslında enerji vermesi lazım bende tam tersi oluyordu.
Şurubunu farklı farklı bir sürü hapını denedim ama hiç biri bu hap gibi değildi.

Doktorada demir hapı kullanamadığımı söyledim.
Bana Solgar'ın demir hapını önerdi.

Bunu da ilk 3 aylık dönem bittikten sonra verdi.
Kabızlık şikayetim hiç olmadı.
Demir tadı ve dışkıda koyu renk gibi şikayetlerim olmadı hiç.
Hafif bir demir hapı.
Demir ilacını içtikten 3 saat sonra süt ve süt ürünleri almıyorsunuz.(öncesinde de tabii ki)
Demir vitamini bebek ve anne için çok çok önemli lütfen ihmal etmeyiniz!

Solgar markasının bir çok vitaminini öneriyorlar.
Bu hafta doktora gittiğimde sormayı düşünüyorum(diğer vitamin önerilerini)

Efermag Kalsiyum

Suda eriyen tablet.

Vücut kalsiyum ihtiyacını yeteri kadar besinlerden alamıyor.
O yüzden takviye şart.
Özellikle sabahları bacaklarımda çok kramp oluyor.
Birde kemik ağrısı çok fazla yaşıyordum.
Bunun üzerine doktor kalsiyum takviyesi önerdi.
Bu hafta doktora gittiğimizde Solgar 'ın kalsiyumunu sorup onu almayı düşünüyorum.



Benden size tavsiye bol bol su için günde en az 2.50lt en fazla 3lt içmeye çalışın.

Hem bebek için hem de sizin için çok büyük faydalarını göreceksiniz.

Bu vitaminleri almadan önce aman canım önceden vitamin mi içiliyormuş diyordum.
Ama yanlış düşünüyormuşum.
Şu an yediğimiz içtiğimiz hatta soluduğumuz hava bile eskisi gibi değil.
O yüzden yediklerimizden bu vitaminleri alabildiğimizi sanmıyorum.
Beslenme olarak çok dikkat ediyorum.
Günde en az 2 büyük su bardağı süt içiyorum.
Her sabah mutlaka 1 yumurta ve bolca peynir tüketiyorum.
Haftada 2-3 kere kırmızı et ve 1 kez balık tüketmeye çalışıyorum.
Sebze olarak ağırlık veriyorum yediklerime.
Gün arasında çiğ badem ve ceviz  tüketiyorum.
Akşamları da meyvelerden tüketiyorum bazen çok meyve tüketiyorum ama ne yapalım :)

İnternette çok araştırdım ne yemeli ne yapmalı diye.
Bence bunu en iyi siz ayarlayabilirsiniz.
Bir düzen kurun kendinize.
Sonra o zaten alışkınlık haline gelecek.






.

12 Aralık 2017 Salı

Benden Sana

Merhaba :)

İçimdeki bu güzel mutluluğu nasıl anlatsam bilemiyorum.
Nil'in söylediği gibi 
'' Meğer ben suymuşum. İçimdeki akvaryumda bir insan büyüyebilirmiş. ''
Meğer ben senden önce yokmuşum da şimdi yeniden doğuyormuşum.

Ben anne oluyorum. Bu tarifsiz duyguyu yaşamak nasıldır anlatamıyorum.
Kelimeler öylece çıkıveriyor.
Yeryüzündeki 7 harikadan bile muhteşemsin sen.

İlk öğrendiğim anda çok garip duyguları bir arada yaşadım.
 Zaman ilerledikçe sen bana , bende sana alıştım.
 Şimdi yüzünü görüp sana kavuşmaya tahmini 86 gün kaldı :)

Zaman çabuk geçsin de sağlıkla gel güzel kızım.





Sana Akasya ismini koyduk. Neden biliyor musun?
Nazım'ın dediği gibi 
^^ Yaşamak Bir ağaç gibi tek ve hür 
Bir orman gibi kardeşçesine ^^

   Hür ol , bir orman gibi bütün insanları barındır içinde , sev insanları , doğayı ve yeryüzünü.



  Akasya ol başka hiç bir kimseye benzemeyen ''tek ve eşsiz ol''
  Vicdanlı ol 
Vicdan ve merhametin kalbinde hep olsun ki insan olmanın güzelliğini yaşa
Kendini hiç üzme 
Üzme ki , hiç kimseyi düşünmeden kırmazsın 
En güzel şey yaşamak güzel kızım
Yaşamayı çok ciddiye al 
Doya doya yaşa hayatı
Yağmurda ıslan , denizlerin kokusunu çek içine , ormanda çam kokularını çek içine 
Doya doya yaşa hayatı 
Yaşa ki bende seninle nefes alabileyim. 




 Sen bizim ormanımızdaki tek ve eşsiz ''Akasyamızsın'' 
Bütün güzelliklerden ayrılıp gelen dünyamızsın
Sen bizim canımız , herşeyimizsin.

İnsan yeniden doğar mı?
Doğarmış 
Yeniden yaşar 
Yeniden öğrenirmiş.

Biz de seninle öğreneceğiz. 

Benden sana kalsın bu satırlar.
Seni Çok Seven Annen. 


19 Ekim 2017 Perşembe

Yeni Clinique Even Better GlowTM Işıltı Veren SPF 15 Fondöten

Işıltılı ve tümüyle eşit.

Yeni Even Better GlowTM Işıltı Veren SPF 15 Fondöten ile tanışın.
Artık makyajını temizledikten sonra bile cildin ışıldamaya devam edecek…
Yeni Even Better Glow TM Işıltı Veren SPF 15 Fondöten cilde anında ve - düzenli
kullanımla birlikte - kalıcı ışıltı sağlar. İçeriğindeki inci pigmentleriyle ışığı yansıtarak cilt
kusurlarının görünümünü azaltmaya yardımcı olurken, cilde sağlıklı bir görünüm ve
doğal bir parıltı verir.


Arındırıcı ve aydınlatıcı bileşenler zaman içerisinde makyajsızken bile ciltteki renk
farklarını düzeltmek ve cilt tonunu düzenlemek için çalışır.
Hafif-orta kapatıcılıktadır. Tüm cilt tiplerine uygundur.
Dermatologlarımızın cilt bakımına dair bildiği her şey makyaja da aktarılıyor:




YENİ Even Better Glow Light Reflecting Makeup SPF 15:
- Cilt yapısını ve aydınlığını anında ve zamanla geliştirir.
- Cilt tonunu,noktaları ve renk problemlerini düzeltmeye yardımcı olur.
- Uzun süre kalıcıdır.
- Ter, nem ve suya dayanıklıdır.
- Yağsızdır.


Başlıca İçerikler:
 Yüksek derecede aktif C vitamini cildi aydınlatmaya, netliği artırmaya ,güneş ve
akne kaynaklı koyu lekeleri gözle görülür şekilde azaltmaya yardımcı olur.
 Vitamin E antioksidan olarak çalışır, oksidatif tehlikelere ve serbest radikallere
karşı koruma sağlar.
 Fiziksel ve kimyasal güneş koruyucularından oluşan SPF 15 özel bileşim; UVB
ve UVA kaynaklı erken yaşlanma ve gelecekteki renk eşitsizliklerine karşı cildi
korur.
 Salisilik Asid arındırıcılık sağlayarak cilt tonunu,yapısını ve netliğini geliştirir;uzun
süreli kullanımda cildin en sağlıklı görünümünü korumasını sağlar.

8 Renk, 30ml, 159 TL
Alerji testinden geçmiştir. %100 Parfümsüzdür.


*Basın Bülteni

3 Ekim 2017 Salı

O Kadar Oldu Mu? Yedi Yıl Doldu Mu?

2010 yılının Ekim ayında
gözlerini ay pardon yeni sekmelerde dijital satırları dolduran bloğum can buldu.
Bir hevesle bir heyecanla yazmaya başladım.
Ne konuda yazdığım çok önemli değildi ''yazıyordum'' işte.
Takipçiler bir iki artmaya başlayınca sevinçten zıplıyordum.
Sürekli yazmaya özen gösteriyordum.
Zaman ilerledikçe evlilik , şehir değişikliği (üstelik 2 kez ) , iş değişikliği derken buralara gelemez oldum. 
Bu sürede ne işler yaptım hayatım da neler neler değişti tahmin edemezsiniz.
Biri bana bunları anlatsa güler yok canım daha neler der geçerdim.
Şimdi ise bu hayatın içinde dolu dolu yaşayan benim!


(Fotoğraf sene 2013 arkadaşım Sibel'in objektifinden Sevgililer Günü Kombini için)

2010'un Ekim ayında ilk satırlarımı iş yerindeki masamda yazarken ,
 2017'nin Ekim ayında kendi iş yerimin masasında yazıyorum.
 Bana ait olan dükkanımda :)

Ne büyük  mutluluktur insanın kendi işini yapması , kendi için emek vermesi.
Sonra bu emeklerinin karşılığını alabilmesi.
İşte bundandır hayatımdaki önceliklerim değişince buralara gelemez oldum.
Çok yazmak istediklerim var , çok yapmak istediklerim var.
Anlatmak istediklerim var.
Son 2 yıl içinde biriktirdiğim fotoğraflar , yazılmayı bekleyen başlıklarım var.
Çook zamanımız olacak.
Bu kış yine yeni işler için atağa geçmezsem.
Bütün kış sizlerle paylaşacağım çok güzel  yazılarım olacak.

Çook bekledik değil mi?

Artık bir kaç satır yazmalı , bir kaç konuya başlamalı , yeni yazı dizileri oluşturmalı.
Emek vermeden olmuyor.

Bu blog için 7 sene emek verdim.
Artık susmak olmaz :)

Takipte kalın canlarım. 

25 Nisan 2017 Salı

19 YIL

23 Nisan 1998'de yine yağmurlu bir Ankara sabahında bir daha güneş doğmayacakmış gibi gittin.
Sen gittin çocukluğum,gençliğim ve ömrümün geri kalan bütün yılları eksik kaldı. Yarım kaldı...
 Cümleleri kurarken hep bir kelimem eksik kaldı.Kalbimin en orta yerinde derin bir sızı kaldı.Ne zaman adın geçse hep sızladı...

 Dönülmez akşamın ufkundayız diyorduk ya hani... Şarkı çalıyordu bir duble rakı masada efkarlı efkarlı eşlik ediyordun hani... işte o sahneler hep gözümün önünde. Ömrümün en güzel zamanı senin yanında olduğum bana vrak dediğin zamanlarımdı. Şimdi siz bilmezsiniz ama o bana hep vraaakk derdi. Neden diye hiç soramadım nedenini de hiç bir zaman bilemeyeceğim. Acaba ördeğe mi benziyordum küçükken ondan mı öyle söylüyordu ki :) 

Ben onun çirkin ördek yavrusu olarak o zamanda kalmışım işte.

 Akşam üzeri telefon çalardı o zaman ev telefonu vardı ''zırr zırr'' bir ses gelirdi ömrüm boyunca sesini özleyeceğim o güzel sesiyle ''vraaakkk derdi bana '' ne istersin ne alayım sana ama isteklerimin olması için ördek gibi vraklamam lazımdı öyle bir taneside kesmiyordu hani... önce bir üzgün vrak takliti sonra neşeli vrak takliti yapardım. Akşam ne istersem alıp getirirdi. Acaba ne hissediyordu nasıl mutlu oluyordu. Çok merak ediyorum. Beni çok sevdiğini biliyordum hep biliyordum ben de öyle çok seviyordum seni..  Ne zaman ansam seni gözyaşlarımı tutamam şu an bile salya sümük yazıyorum bunları.. Fonda sevdiğin şarkılar çalıyor... evimin en baş köşesinde fotoğrafın bakıyorum , yazıyorum biraz ağlıyorum.. Çook özlüyorum çook...


Yeryüzüne inen bir melektin bence sen! Allah seni insanlara örnek ol diye göndermişti... Aslında dünyanın çok güzel bir yer olduğunu iyilik yaparakta yaşanabileceğini , güzelliğin, dürüstlüğün kazanabileceğini sadece filmlerde değil , gerçek dünyada da böyle şeylerin olabileceğini gösterdin. Ardında gözü yaşlı bir sürü insan bıraktın. Hala bir yerlerde seni tebessümle ve sevgiyle anan bir sürü insan bıraktın. Sen o güzel kalbinle bize yaşamayı öğrettin...

İyi ki bu dünyadan geçtin.
Güzel kalplim.
O neşeli bakışlarını o güzel sesini özledim.


Seni çok özledim!!!